11 Ocak 2013 Cuma

Kaynak Suyu İçtiğinizi Mi Sanıyorsunuz ?


Bugun en iyi bildiğimiz maden suyu markalarında Toplam Çözünmüş Madde
(TDS) miktarı 3600 mg/l(ppm) mertebesindedir, bu zengin içeriğin içerisindeki
Bikarbonat ( HCO3) değerini pas geçseniz dahi 1000-1100 ppm mertebesinde
TDS’ye sahiptir. Ayrıca ülkemiz jeolojik konumu sebebi ile kalkerli bir yapıdadır
ve bol mineralli su kaynaklarına sahiptir ancak ambalajlı su üreticileri
zengin mineral içeriğine sahip kaynak sularını ters ozmos diye adlandırılan
filtreleme teknolojisi ünitelerinden geçirmeleri sebebi ile suyun sahip olduğu
tüm değerleri minimize etmektedir. Bu prosesi şu şekilde düşünebiliriz ;
zengin içeriğe sahip kaynak suyunun , soğan zarı gibi ince yüzeye ve küçük
gözeneklere sahip bir membran filtreden geçirildikten sonra ,suyun sahip
olduğun tüm değerlerden arındırılıp ,saf suya yakın bir nitelik kazanıp ,içime
sunulması şeklindedir. Farklı ambalajlı su üreticilerinin farklı tatlarda
ve değerlerde su özelliklerine sahip olmalarının temelinde; kullandıkları
membranların özellikleri ve suyun içerisine sonradan yapılan tatlandırıcı
dozajlamaları vardır. Bu durumu şu şekilde de ifade edebiliriz; aynı kaynaktan
çıkan suyu kullanan farklı firmalara baktığınızda A firmasının mineral değerleri
ve tadı ile B firmasının tadı ve mineral değeri kaynakları aynı olmasına rağmen
çok farklı olabilmektedir,yani işlenmiş su,suyun sahip olduğu gerçek kaynak
suyu özelliğini yansıtmamaktadır.Bu sebeple barajlarımızdan gelen ,bir başka
tabir ile terkos suyunun tercih edilmesi en doğrusudur. Ancak çarpık kentleşme
ve borulama sistemlerimizin eski oluşu sebebi ile şebeke suları bir kaç teknik
kullanılıp, kontrol altında tutularak tüketilmelidir. Kullanım noktalarında yani
evlerde ve iş yerlerinde, merkezi noktalardan ziyade tezgah altı diye tabir edilen
noktalarda filtre ederek kullanıma sunmak en doğrusudur . Tabi bu durumda
da en optimum mineralizasyonu sağlamak en bilimsel gerçektir. Ülkemizin su
yeraltı ve yerüstü kaynakları zengin bir cennet oluşu sebebiyle doğu bloğundaki
ülkeler gibi hiç su içmemektense deniz suyunu, atıksuyu filtreleyip saf suya
yakın bir su içerim düşüncesinden ziyade var olan kaynaklarımızı mineral
değerlerini koruyarak içerim demeliyiz. Özetle filtreleme sistemleri şebeke
suyuna müdahale ederek , su içeriğini kontrol altında tutmak için uygun bir
teknolojidir ancak uygun gözenek çapına sahip sistemler tercih edilmelidir.Ters
Ozmoz membranlı arıtma cihazları yerine su içerisindeki yararlı minerallerin
korunumuna olanak sağlayan Ultrafiltrasyon teknolojisine sahip filtreler tercih
edilmelidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder